Savaşı sona erdirmek ama nasıl ?

Başbakan Julia Gillard bu yıl düzenlenen ANZAC törenlerinde I. Dünya Savaşı’nda Avustralya’dan Çanakkale’ye savaşmak için gelen ANZAC askerleri için “dünyanın ucundan uzaktaki korkunç bir savaşı sona erdirme umudu içinde geldiler, ancak bunu gerçekleştiremediler” dedi? Acaba bu savaşı nasıl sona erdirmeyi planlıyorlardı ? Çanakkale’yi geçerek, İstanbul’u işgal ederek mi ? Gillard konuşmasının devamında bu konu hakkında detaylı bilgi vermedi ama biz en azından şunu öğrenmiş olduk, ANZAC lar emperyalist işgal kuvvetlerine destek vermek için değil, bu korkunç savaşı sona erdirmek için gelmişler…

Demek ki kendilerine bir teşekkür borcumuz var… Julia Gillard’ın bu ilginç açıklaması politikacıların bazı durumlarda olayları nasıl da kamuoyuna farklı gösterebildikleri konusunda çok güzel bir örnek. Bence Gillard’ın bu demeci “vaka çalışması” olarak Siyasal Bilgiler Fakültelerinde okutulabilir.
Büyük kumandan M.K. Atatürk yabancı orduların ölen askerleri için, “Şimdi dost bir ülkenin topraklarında yatıyorsunuz. Huzur içinde uyuyun. Bizim için Mehmetler ile Jonny’ler arasında bir fark yok” demiş, yabancı askerlerin annelerine de “Oğullarını uzak ülkelerden buraya gönderen anneler siz de gözyaşlarınızı silin. Oğullarınız şimdi bizim bağrımızda huzur içinde yatıyor. Canlarını bu ülkede kaybederek, onlar artık bizim de evlatlarımız oldu” diye seslenmişti. Atatürk bu sözleri bizim ne kadar onurlu bir millet olduğumuzu, düşmanlarımıza bile saygılı olduğumuzu tüm dünyaya bir kez daha göstermişti ancak bazen kantarın topuzunu kaçırabiliyoruz.
Bu seneki ANZAC törenlerinin ev sahibi Avustralya ve Yeni Zelanda oldu. Belkide Türkiye topraklarında düzenlenen bir törene ilk defa başka bir ülke ev sahipliği yapıyor, bu konuda kesin bir bilgim yok. Ama neden böyle bir şey yapıldığına anlam veremedim doğrusu. Dediğim gibi bazen kantarın topuzunu fazla kaçırıyoruz. Binlerce Avustralyalı herhangi bir vize sorunu yaşamadan Türkiye’ye gelip, Türkiye’yi işgal etmek için gelen dedelerinin anısına törenler düzenleyebiliyor, bu törenlere ev sahipliği yapıyor, ancak bu ülkede yaşayan Türk kökenli Avustralya vatandaşları ise kendi öz akrabaları için turist vizesi alırken bile bin bir türlü zorluklarla karşılaşıyor ve büyük çoğunlukla da alamıyor. Ne demişler “merhametten maraz doğar”… Bu gidişle Türkiye yakında Anzak soykırımı yapmakla suçlanırsa hiç şaşırmayın. Düşmana karşı direniş göstermek, vatanı teslim etmemek suçlamasıyla sanık sandalyesine oturtulabiliriz.
***
Geçtiğimiz hafta Türk sosyal medyası İETT’nin metrobüs reklamı ile çalkalandı. Bilmeyenler için kısa bir özet geçmek gerekirse Vatan Şaşmaz’ın oynadığı reklam filminde hali vakti yerinde olan bir iş adamı özel şoförlü jipine binmek yerine metrobüse biniyor ve seyahat ediyor. Bindiği metrobüs ise son derece konforlu, ferah, bir sürü koltuk boş… Rahat rahat gazetesini açıp okuyor. Tabiki gerçekler böyle değil. Metrobüsler günün %90 ında balık istifi gibi. Bırakın gazete okumayı, nefes alacak yer bulursanız şanslısınız demektir. Ben “metrobüsler neden bu kadar kalabalık” diye eleştirmiyorum, doğma büyüme İstanbullu birisi olarak raylı sistem gelene kadar metrobüs hizmetinin son derece olumlu olduğunu bizzat biliyorum. Yaklaşık 15 milyonluk bir metropolde hiçbir zaman trafik sorununu ve toplu taşıma problemini tam anlamıyla çözemezsiniz, konumuz bu değil. Konumuz nasıl olurda bu kadar gülünç bir reklam filmine İETT yetkilileri onay verir ve yayınlatır. Bu yaptıkları resmen vatandaşla dalga geçmek. Dalga geçme işini ise komedyenler daha iyi yapar. Zaten “Hayrettin” ismiyle tanınan “Hayrettin Karaoğuz” hemen bu durumu ti ye alan bir klip çekti ve sosyal medyaya yükledi. Youtube’tan bu klibi izleyebilirsiniz, işte metrobüs gerçeği esas olarak “O”dur. Tabi reklam sosyal medyada bu kadar tepki görünce İstanbul Büyükşehir Belediyesi Basın Danışmanı Ahmet Faruk Yanardağ, Vatan Şaşmaz’ın rol aldığı metrobüs reklamının gerçekçi olmadığı gerekçesiyle Belediye Başkanı Kadir Topbaş tarafından yayından kaldırıldığını Twitter hesabından duyurdu.
***
Geçen hafta Türk medyasından :
– Galatasaray Fenerbahçe’ye bir kez daha yenildi. İlk yenilgimiz değil, son da olmayacak. Fakat işin acı veren tarafı Fenerbahçeli dostlarımızın artık bizimle dalga bile geçmiyor olmaları… Fatih ALTAYLI

#Hayrettin#Julia Gillard

Bir cevap yazın

Your email address will not be published / Required fields are marked *